ziya's profile"ßeN SevmeYi ßeceremediM...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    February 02

    BENİ GÜZEL HATIRLA OLUR MU _??

    BENİ GÜZEL HATIRLA

    Beni güzel hatırla!
    Bunlar son satırlar...
    Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
    ya da bir yağmur sel oldum sokağında
    sonra toprak çekti suyu...
    Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
    Uyandın ve ben bittim...

    Beni güzel hatırla!
    Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
    Sana sırdaş oldum, dost oldum,
    koynumda ağladın.
    Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
    beni üzdün, kınamadım.
    Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

    Beni güzel hatırla!
    Sayfalarca mektup bıraktım sana.
    Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
    Sakladım günahını, sevabını içimde
    sessizce gittim...
    Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

    Beni güzel hatırla!
    Sana unutulmaz geceler bıraktım
    sana en yorgun sabahlar...
    Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
    En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
    söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye
    vedalar bıraktım duraklarda.
    Ne ararsan bir sevdanın içinde
    fazlasıyla bıraktım ardımda.

    Beni güzel hatırla!
    Dizlerimde uyuduğunu düşün,
    saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
    mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
    Alnından öptüğüm dakikaları...
    Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
    şaşırtmayı severim biliyorsun.
    Bu da sana son sürprizim olsun.
    Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
    beni güzel hatırla.
    Gidiyorum...

    January 15

    <)----

     

     

    Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
    Denizin durgunluğu, gözlerimi
    Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
    Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
    Beni unutamazsın bilirim.
    Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
    Mutsuz gökyüzünde bir iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
    Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
    Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
    Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
    Dudaklarının pembeliği solacak
    Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
    Kahrolacaksın!
    Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
    Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak
    Ama sen yine de sözlerime aldırma.
    Gözlerin zamansız ıslanmasın.
    Çünkü, artık çocuk değilsin
    Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
    Başka bir ………. olmadığını bilirsin
    Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
    Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin.

    Allah kahretsin!

     
    Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum
    Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kendimi
    Kim ne derse desin!
    Tahammülüm kalmadı artık
    Bıktım seni sensiz yaşamaktan
    Nasılsa döneceğin yok senin
    Çıldıracağım bu gidişle
    Allah kahretsin! ..

    Dünya ateşler içinde
    Savaşlar almış başını gidiyor
    Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor
    Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim
    Umurun da mı senin?
    Kimbilir hangi cehennemdesin?
    Allah kahretsin! ..

    Hangi masaya otursam
    Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme
    Vazomda hep senin sevdiğin çiçekler
    Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar
    Senin doğumgünlerini kutluyorum senden habersiz
    Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için
    Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem
    Ecel gibi peşimdesin
    Allah kahretsin! ..

    Dün birine rastladım aynı sokakta
    Saçları sen, gözleri sen
    Koştum heyecanla peşinden
    Ve hayatımda ilk defa bir tokat yedim
    Senin yüzünden...

    İşte böyle bir sevda benimkisi
    Bu zamanda, bu devirde
    Haklısın adam olacağım yok benim
    En güzeli artık son vermek bu hayata
    En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi
    Ya da en yüksek tepelerden
    En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi
    Ama içimde sen varsın
    Ya sana bir şey olursa?
    Allah kahretsin!
    October 19

    kafama sıkar giderim

    Artık seninle duramam,
    Bu akşam çıkar giderim
    Hesabım kalsın mahşere
    Elimi yıkar giderim

    Sen zahmet etme yerinden
    Gürültü yapmam derinden
    Parmaklarımın üzerinden
    Su gibi akar giderim

    Artık sürersin bir sefa
    Ne cismim kaldı ne cefa
    Şikayet etmem bu defa
    Dişimi sıkar gierim

    Bozarmı sandın acılar
    Belaya atlar giderim
    Kurşun gibi mavzer gibi
    Dağ gibi patlar giderim

    Kaybetsem bile herşeyi
    Bu aşkı yırtar giderim
    Sinsice olmaz gidişim
    Kapıyı çarpar giderim

    Sana yazdığım şarkıyı
    Sazımdan söker giderim
    Ben ağlayamam bilirsin
    Yüzümü döker giderim

    Köpeklerimden kuşumdan
    Yuvrumdan cayar giderim
    Senden aldığım ne varsa
    Yerine koyar giderim

    Ezdirmem sana kendimi
    Gövdemi yakar giderim
    Beddua etmem üzülme
    Kafama sıkar giderim!

    GÜNAYDIN

    Günaydın

     

    GÜNAYDIN her seher açan al gülüm,
    GÜNAYDIN visale yürünen yolum,
    GÜNAYDIN ağzımda en tatlı dilim,
    Mukaddes üç harfli hecem GÜNAYDIN

    GÜNAYDIN vatanım kentim bucağım
    GÜNAYDIN şefkatli ana kucağım
    GÜNAYDIN sevgiyle yanan ocağım
    Sevdamı tüttüren bacam GÜNAYDIN

    GÜNAYDIN şiryanda her an atanım
    GÜNAYDIN aşk ile doğup batanım
    GÜNAYDIN saflığı mesken tutanım
    Karlı dağlardaki yücem GÜNAYDIN

    GÜNAYDIN sevincim kederde vayım
    GÜNAYDIN şelale besleyen çayım
    GÜNAYDIN buluta girmeyen Ay’ım
    En parlak yıldızlı gecem GÜNAYDIN

    GÜNAYDIN baharım şimşek çakışlım
    GÜNAYDIN yüreği sevda nakışlım
    GÜNAYDIN can parem kahve bakışlım
    Gönül ülkemdeki racam GÜNAYDIN

    GÜNAYDIN dünyanın en melek yüzü
    GÜNAYDIN içimde dinmeyen sızı,
    GÜNAYDIN Derviş’in yemyeşil gözü,
    Gönlümün sultanı …… GÜNAYDIN

    BU DEWRİN MODASI BÖYLE

    Ey yüksek sosyeteye mensup modacı hanım,
    Eğlence zümresinin başının tacı hanım,
    Bu metod ki, sizlerin müsbet ilâcı hanım:
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Yerindedir tahsilin, güzelliğin şahane.
    Varsa Türk'ten tâlibin, bul çeşitli bahane.
    Bir ecnebî hovarda yakalarsan daha ne? ...
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Flörtünün sayısı; en az on beş olmalı...
    Kimisi hâlis züppe, kimisi keş olmalı...
    Altın kolyen, kürk manton, taksin beleş olmalı.
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    İç votkayı, şarabı; sokaklarda nâra at.
    Medeniyet sizlerle yükselmektedir kat kat(!)
    Çeşni ruha gıdadır, her gün bir yatakta yat...
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Hiç durma twist öğren, her gün bir baloya git;
    Tırnağını, yüzünü, dudağını boya git.
    Sun'î peyke vâris ol, conilerle aya git.
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Bazen düz pantalon giy, traş ettir enseni.
    Bin dolaş bisiklete, göster şöyle sen seni.
    Kabahat ailende.. anlıyorum ben seni.
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Artist ol, filim çevir; ismine yıldız derler...
    Bin kez kürtaj yaptırsan gene sana kız derler!
    Çıplak resim çektirsen, ne şahane poz derler.
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Mayoyla endam göster, git jürinin önünde..
    Mahremini teşhir et her birinin önünde..
    Seçil bir kıraliçe imtihanın sonunda.
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

    Hayır, inanma kızım! Bunlar hep istihzadır.
    Namus, insanlar için en mukaddes meyvadır.
    Gençlikte hissiyatın belki seni aldatır.
    Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Haddinden çok açılmak soysuzun modasıdır.

    Türk oğluna anne ol, iftihar et onunla;
    Elin soysuz züppesi bağdaşamaz seninle;
    Bu yurdun kızı isen şu sözü iyi dinle:
    'Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
    Yapacağın düşüklük bize yüz karasıdır.'
    October 13

    ŞEHİTLERİMİZ

     
     

    İsimlerini bilmesekde , memleketimizi ve geleceğimizi korumak için ,

    Çocuklarımızın huzur , sağlık ve bereket dolu bir Türkiye'de yaşamalarını temin için ,

    Bu topraklara terini , kanını ve canını hiç çekinmeden katmış

    bütün KAHRAMANLARIMIZI  minnetle yadediyoruz ...

    O FEDAKAR  KAHRAMANLAR  BİLSİNLER Kİ   HİÇBİR  EMEKLERİ  ZAYİ  OLMAMIŞTIR

    VE  DÜNYA  DURDUKÇA  ZAYİ  OLMAYACAKTIR ...

    NUR  İÇİNDE  YATSINLAR ...


    Vatanı bölmek isteyenlere sözümüz...

    "Yanlış kişilerin peşinde koşmak , birgün size bela getirecek... Şehidlerin ahı tutacak sizleri... Tarih boyu her karışı şehid kanlarıyla sulanan bu topraklara ihanet edenlere , yerden ve gökten beddualar , lanetler yağacak...

    seçmeçe :)

    • YAŞAMAK İÇİN YALVARMADIK ÖLMEK İÇİN YALVARMAYIZ
    • HER ZAMAN MUTLULUĞUN DORUĞUNDAYKEN GÜLÜNMEZ, BAZEN SIRF HAYATA GICIKLIK OLSUN DİYE UÇURUM KENARINDAYKEN BİLE GÜLÜMSEYECEKSİN.
    • KURAL BİR; KARAR VERDİN Mİ UYGULAYACAKSIN...
    • KURAL İKİ; UYGULARKEN TEREDDÜT ETMEYECEKSİN...
    • KURAL ÜÇ; TEREDDÜT ETTİĞİNDE KAYBEDECEKSİN...
    • BİR YERDE KÜÇÜK İNSANLARIN BÜYÜK GÖLGELERİ OLUŞUYORSA ORADA GÜNEŞ BATIYOR DEMEKTİR.
    • EĞER BİRİSİ SENİ ALDATMIŞSA BU ONUN SUÇUDUR. EĞER O KİŞİ SENİ PEK ÇOK KERE ALDATMIŞSA BU SENİN SUÇUNDUR.
    • ASLA BİRİLERİNİN UMUDUNU KIRMA, BELKİ DE SAHİP OLDUKLARI TEK ŞEY O'DUR.
    • HAYATTA EDİNDİĞİM TECRÜBELER, YEDİĞİM KAZIKLARIN TOPLAMIDIR.
    • AYNI DİLİ KONUŞANLAR DEĞİL, AYNI DUYGUYU PAYLAŞANLAR ANLAŞABİLİR
    • HERŞEYİN, ZAMANI VAR; YAŞAMANIN, SEVMENİN, HATTA ÖLMENİN BİLE.
    • BEYAZIN KADERİ KİRLENMEK, SİYAHIN KADERİ SUÇLANMAKTIR.
    October 12

    !!!!!!!!!!!!!!

    ....................

     
     
     
     
     
    Bir gün sormuşlar ermişlerden birine. "Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"

    "Bakın göstereyim" demiş ermiş. Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak onlara bir sofra hazırlamış. Hepsi oturmuşlar yerlerine. Derken tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.
    Ermiş
    "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz" diye bir de şart koymuş.

    "Peki" demişler ve içmeye teşebbüs etmişler.

    Fakat o da ne? Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına. En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.

    Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş. "Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe" Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa.

    "Buyrun" deyince her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, sonra karşısındaki kardeşine uzatarak içmişler çorbalarını. Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

    "İşte" demiş ermiş.

    "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de doyurursa o da kardeşi tarafından doyurulacaktır. Şüphesiz şunu da unutmayın. Hayat pazarında alan değil veren kazançlıdır her zaman..."

    .....

    http://www.photobucket.com/register.php?pbaffsite=294" target=_blank rel=nofollow>
       

    DOST

                                                                                     

    Dost dedigin;
     
    Bütün dünya seni üzdügünde Sana moral vermeli.
    Güzel haberler aldiginda seninle dans etmeli,
    Ve agladiginda,  seninle aglamali...
    Ama hepsinden daha çok;
    Dost matematiksel olmali;
    Sevinci çarpmali...
    Üzüntüyü bölmeli...
    Geçmisi çikarmali...
    Yarini toplamali...
    Kalbinin derinliklerindeki ihtiyaci hesaplamali...
    Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmali..

    October 11

    yorumsuz !!!!!

     
    October 09

    SUSTUM BEN BUGUN GENE

    SUS şimdi...
    Konuşma…
    AnLamsızLıkLar doLu aramızDa…
    AnLatamıyorum...!
    AnLamak istemiyosun ya da...!
    Boqazımda düqümLenen, sana söyLenmesi qereken cümLeLeri yuTTum...
    Benim keLimelerim "seninkiLerden" daha ağır hazmeDemezsin inan...!

    UNUT şimdi...
    Düşünme...
    Bırak kendini "bensizliqe"...
    Cevabını bildiqin soruLarı sorma bana.. SuçLu arama…

    SİL şimdi...
    Bitir...
    YaşananLarın üsTüne basıp qeç...
    BenLi hayaLLerini savur oraya buRaya..
    Adımı aqzına doLama arTık..!!!
    Bakma arkana! adımLarını hızLı at...
    YakLaşman zor oLsun bana bundan sonra…!

    GİT şimdi…
    Kumbaramda biriken “öfkeLeri” harcama zamanı.
    Çıkmaz sokakLarı qeride bırakma mücadeLesi beLki de..!
    Yeni sayfaLar açma zamanı, siLqi kuLLanmadan adı “mutluluk”olan bi' hikaye yazma çabası beLkide...!

    Son oLarak...
    Üzerime qiydirdiğin bu “BASİTLİK” bana hiç yakışmadı…
    Şimdi oLmasa da, zamanı geldiğinde çıkarıp atcaama eminim…!
    İşte çıkardıqım zaman sen üzerine “pişmanlıqı” qeçirceksin…!
    Ama unuTTuqun bi' şey war…
    Sen onu "ne şimdi" "ne de daha sonra" çıkarıp aTmayı beceremiceksin...!!               

    HAYAT

    Image and video hosting by TinyPic

    HAYAT NEDİR?

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Bir yaşam öyküsüne katlanılamayacak kadar
    uzun!
    Bir gülümseyişe,
    bir kıpırdanışa,
    bir dokunuşa
    vakit ayıramayacak kadar
    kısa!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Gerçekleri sırtlayıp
    taşıyamayacak kadar
    ağır.
    Bir kuşun kanadına konup ta
    ona bile hissettirmeden
    uçabilecek kadar
    hafif!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Her anını
    dibine kadar yaşamaya
    çalışmak için nefes nefese
    koşturmayı
    göze alacak kadar
    dolu,
    Bütün yaşadıklarının
    sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar
    boş!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Koskoca ömürde
    "bir yalnız gün daha
    nasıl geçecek,
    şu saatler nasıl bitecek“
    diye şikayet edebilecek kadar
    muamma!
    Göz açıp kapayıncaya kadar
    geçen sürede
    nihayete erebilecek kadar da
    basit!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Kendini oluşturan
    her büyüyü,
    her cazibeyi,
    her rengi,
    yürekleri hoplatacak,
    kanlarımızı kaynatacak
    kadar
    parlak ve güzel!
    Gözlerimizi acılarla,
    hüzünlerle,
    ayrılıklarla,
    ölümlerle
    buluşturduğumuzda,
    sadece iki renk!
    Gri ve siyah!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Her anını tuvallere, yazılara, şiirlere, gösterilere döküp
    sergileyebileceğin kadar
    sanat!
    Tek bir uyanışta,
    görevinin
    tek bir oyundan ibaret
    tek bir rol olduğunu
    fark edebileceğin kadar da
    kısır ve monoton!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Senin tek bir "evet" inle
    başkalarına bölüştürüp sunabileceğin,
    nefes alıp verişlerinle
    "paylaştırabileceğin" kadar
    hayret verici ve cömert!


    Tek bir "hayır" ınla
    herşeyi mahvedebileceğin,
    yok edebileceğin kadar da
    cimri ve densiz!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Gerçek yaşam öykülerine
    katlanabilecek gücü bulup,
    bulaştırıp, daha da
    büyüğünü oluşturabilecek kadar
    heybetli ve zor,
    Her şeyden vazgeçip
    "yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da
    güçsüz ve zayıf!

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Sevmeyi bilecek, bilmiyorsa öğrenecek
    tadacak, sunacak, paylaşacak
    ..ve böyle sevgilerle, bütün sevgileri
    çoğaltabilecek kadar
    anlam'lı...
    Nefreti seçip, sıçratmak,
    sıçrattıkça da o pisliğe
    bulaşacak kadar
    anlam'sız...

    Hayat

    Gerçek yaşam öykülerine katlanmaya değecek kadar
    "Yaşanmaya değer"
    Hayat;
    onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici,
    Bir daha
    bulunmayacak, yaşanmayacak
    kadar
    "tek"...

    Image and video hosting by TinyPicHayatImage and video hosting by TinyPic

    Sadece
    senin dilediğin kadar
    uzun!
    Sadece
    Senin dilediğin kadar
    kısa!


    Uzat ellerini ve tut!
    Sadece o kadar yakınlıkta!
    Tüm uzakları
    "yakın" etmek senin hakkın.
    Yani
    Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicYaşama(k) hakkınImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

                                                                                                                                                              DOST 'TAN  HEDİYE      Gülümseme

    ;)

    Image and video hosting by TinyPic 
    June 10

    çoçukluk


       

     

    Bugün; bütün ağaçlar yüreğimdeydi.
    Bütün çiçekler gözlerimde.
    Güneş, ışıklarını dudaklarıma kondurmuştu.
    Neydi kanımı kaynatan bu güzelliğin adı?
    Mutluluk muydu?

    Bugün,
    Ne varsa hüzünden yana
    denize fırlattım az önce.
    Sanki beklermiş gibi hepsini,
    hop hop hoplatıverdi dalgalarında.
    En güzel maviliğiyle oynaşıp durdu.
    "Bak" dedi "fırlattığın hüzünlerine...
    İşte; onların bendeki hükmü sadece bu!"

    Sonra, şakalaşırcasına
    bir kaç tuzlu damlasını
    sıçratıverdi yüzüme.
    Gülümsedim mahcup mahcup,
    onun bu neşesine...
    Duruldu.
    Bir deniz yıldızı bıraktı avuçlarıma.
    Yoksa mutluluk bu muydu?

    Herkes kalabalıkken,
    içimdeki yalnızlığı
    alıp, gidiverdi sihirbaz martılar!
    Bir de arkasından o bildik
    şen kahkahalı bağırışmalar!
    Hiç bu kadar güzelini görmemiştim.
    Beyazmış meğerse
    beni, onlarla bütünleştiren mucize!
    Kanat çırpa çırpa,
    yüreğimdeki isyanları uçurdular...
    Yaşamaktan aldığım tad; işte buydu!
    Yoksa mutluluk bu muydu?

    "Sen mutluluğun resmini
    çizebilir misin Abidin?"
    Evet... Adım İNSAN...
    Ya, tabii ki, çizerim!

    Az önce;
    ağaç oldum,
    çiçek oldum,
    güneş oldum,
    deniz oldum,
    martı oldum,
    ölümsüzleştim...

    Meğerse, hep
    yanıbaşımdaymış
    bu güzel resim!
    Ben çizdim. Adı umudum'du!
    Yoksa tüm umutlarım
    beni hiç terketmeyen
    mutluluğum muydu?

    * * *

    Mutluluk,
    hepimize sadece
    kendi çizdiğimiz resimler
    ve uzaklıklar kadar
    yakındır!